Radyofrekans uygulaması, bir çeşit ısı tedavi yöntemi şeklinde bilinmektedir. Çok eski bir yöntem olarak da bilinmekle birlikte, derideki sarkmalara karşı alternatif bir çözüm alanı yaratır. Bu anlamda, derideki kolajen liflerine karşı bir tedavi uygulanır. Kolajen lifleri, zamanla esneme gösterdiği için, eskisi kadar güçlü bir etkiye sahip olamazlar. Radyofrekans yöntemi de, bu kolajen liflerini daha fazla germeye yönelik bir sıcaklık işlemi uygular. Bu işlemle birlikte, deride bir sıkılaşma meydana gelir. Bu sıkılaşma da, deriye bir dirilik, ferahlık, yenilik kazandırır.

Kolajen liflerine yapılan bu cerrahi işlem neticesinde, ciltte bir sıkılık oluşur. Cilt yüzeyi pürüzsüz hale gelir. Sivilceler, siyah noktalar, kırışıklıklar ortadan kalkar. Cildi toparlama işlemi için, termal radyofrekans diye bir alternatif uygulanır. Termal radyofrekans, yara izlerini, güneş lekelerini, çillenmeleri, ciltte yaşanan her türlü sorunu geçirmeye yöneliktir. Radyofrekans işlemi, bağ dokularını da güçlendirerek, cilde kan pompalanmasını sağlar. Cildiniz eskisinden de iyi bir görünüm elde eder.

Radyofrekans Nedir?

Radyofrekans, kısaca RF şeklinde sembolize edilmektedir. Radyofrekans uygulaması, medikal anlamda yıllardır kullanılmaktadır. Yaydığı yüksek frekans ve yüksek ısı bağlamında, ciltteki sinir dokularına hemen etki eder. Hedeflenen dokulara uygulanan enerji neticesinde, oradaki hastalıklı dokunun buharlaşmasına neden olurlar. Böylelikle, o doku tabakasını da iyileştirebilirler. Dermatolojik cerrahi dediğimiz uzmanlık alanında, radyofrekansı sık sık başvurulan bir iyileştirme yöntemidir. 2009 yılı itibarıyla radyofrekans yöntemi, kırışıklıkla mücadelede en etkili işlem şeklinde onay almıştır. Günümüze değin de, bu yöntem çeşitli alanlarda gelişimini sürdürmektedir.

Radyofrekans Uygulaması Nedir?

Radyofrekans uygulaması, elektromanyetik enerjinin bir dirençle karşılaşması sonucunda, ortaya çıkardığı ısı olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda, ısı miktarı kullanılan cerrahi müdahalenin içeriğine göre de değişmektedir. Uygulanan akım, karşı tepkimeyle gelişen direnç bu ısının derecesini belirler. O yönde de, kullanılan elektrotlar üstünden bir tedavi yapılır.

Radyofrekans uygulaması, derinin altına geçerek, oradaki su miktarını harekete geçirir. Böylelikle, hareketlenen bu su molekülleri sürtünmenin verdiği ivmeyle de birlikte, kolajenlerin uyarılmasını tetikler. Kolajen lifleri gerildiği gibi, aynı zamanda yeni kolajenler de üremeye başlar. Isıyla birlikte, cildinize olumlu yönde bir hassaslaşma gelir.

Radyofrekans Uygulaması Ne İçin Yapılır?

Belirtildiği üzere, radyofrekans uygulaması yıllardır uygulanan eski bir tekniktir. Sadece, her geçen yıl etki alanı, kullanılan materyaller ve işlem yöntemi de dönüşmektedir. Radyofrekansı gelişen bir medikal cerrahi işlemi şeklinde, aşağıdaki problemleri önlemek adına kullanmak mümkündür:

  • Kırışıklıklar
  • Sivilceler
  • Yara izleri
  • Ameliyat kesikleri
  • Vücut çatlakları
  • Güneş lekeleri
  • Çillenmeler
  • Kollardaki sarkmalar
  • Gıdı bölgesindeki sarkmalar
  • Karın bölgesindeki yağlanma

Radyofrekans uygulaması, ayrıca selüliti önlemek ve bölgesel incelme için de rağbet görmektedir.  Bilhassa, hanımlar kilo vermek adına bu yöntemden fazlasıyla faydalanabilmektedirler. Kadınlarda bilhassa kalçada, baldırlarda, bacaklarda ve belde biriken yağlar da işleme tabi tutularak yok edilmektedir. Bu yönde,  bipolar, monopolar, tripolar şeklinde temel çeşitleri bulunan aletler vasıtasıyla, vücudun istenilen bölgesine, amaca göre ısı verilmektedir. Noktasal hareketlerle geliştirilen teknikler sayesinde, yüzünüzde, dekolte bölgenizde, kollarınızda, karnınızda, kalçanızda, belinizde, baldırlarınızda, bacaklarınızda etkili bir geri dönüş yaşamanız mümkündür. Doğal yoldan bir kilo kaybı sayesinde de, vücudunuz fit bir şekle girecektir.

Radyofrekans Uygulaması Nasıl Yapılmaktadır?

Radyofrekans uygulaması işlem alanına göre değişik seanslar üstünden yapılmaktadır. Bu seanslar ortalama 25 dakikayla 60 dakika arasında seyredebilmektedir. Genellikle, 2 aylık kürler üstünden, 8-10 arası seanslar şeklinde ilerlenmektedir. Hemen hemen haftada bir seans yapılabilmektedir. Bu yönde, iş temposu yoğun olan insanlar için de oldukça uygulanabilir bir işlem hacmi barındırır. 2 aylık sürecin sonunda, gözle görülür bir değişiklik de fark edilmektedir.

Radyofrekans yöntemi ağrısız, acısız, kan çıkmaksızın yapılan modern bir tıbbi müdahaledir. Bu yüzden de, sıkça tercih edilmektedir. Bu yöntem uygulanmadan bir hafta önce kan sulandırma ilaçlarının kullanılması durdurulmalıdır. Ayrıca, son 3 aylık periyotlar dahilinde, işlem yapılacak bölgeye lazer etkisi uygulanmamış olmalıdır.

Yüzdeki uygulamaların bir seansının ortalaması ise 30 dakika biçiminde alınmıştır. Bundan sonraki süreçte, güneşten korunmak da çok önemli hale gelmektedir. Derinin kendini yenileme sürecine göre, 2 aylık periyotların ardından, 3. aya geçiş yapılmaktadır. Yaklaşık 6 aylık bir sürenin neticesinde, büyük başarılar elde edilmektedir.

Mevcut uygulama, ultrason jeli üstünden yapılarak, ısıyı derinin üst yüzeyinde tutuyor. Ardından, bu yöntem birkaç dakika devam ettiriliyor, geri çekilip yeniden yapılıyor. Isıyla beraber verilen salınımlar neticesinde, kolajen liflerinin önce ayrıştıklarını, ardından yuvarlaklar biçiminde birbirlerini tutundukları görülüyor. Böylelikle, kolajen artışıyla beraber, cilt kendini yeniliyor. İşlem neticesinde, yapılan bölgede hafif bir kızarıklık meydana gelse de, o da zamanla geçiyor.

Ultrasonik ses dalgalarının yaydıkları şiddetli tepki, elektrotları belli bir kutba doğru çekimlendiriyor. Elektrik akımları kapalı devrenin üstünden ilerleyerek, cilde ulaşıyor. Birçok elektrotun çekim etkisi orada birikerek ısıyı açığa vuruyor. Radyofrekansın etkileri belli başlıklar altında şöyle değerlendiriliyor:

  • Kısa süreli seanslar neticesinde alınan hızlı sonuçlar
  • Uzun süreli etkisi olan kalıcı sonuçlar
  • Tüm ciltlerde aynı etkiyi yaratan güçlü sonuçlar
  • Test edilip, onaylanmış tıbbi sonuçlar

Radyofrekans uygulamasının temel bir standardı bulunsa da, yukarıda belirtildiği üzere, ayrıntılarla da şekillenen sonuçları mevcuttur. Burada, kişinin yaşı, derisinin yapısı ve işlevi, rastladığı problem, istediği sonuç da tedaviye etki etmektedir.

Radyofrekans Uygulamasını Kimler Yaptırabilir, Kimler Yaptıramaz?

Radyofrekans uygulamasını 18 yaşının üstündeki kadın-erkek, her birey rahatlıkla yaptırabilir. Bu anlamda, her mevsim, her kişiye uygulanabilecek yöntemler mevcuttur. Lakin, bu yöntemi hamile ve emzikli kadınların yaptırmaları sakınca teşkil etmektedir.

Bunun dışında, kalp problemi olanlar, kanser tedavisi görenler yahut daha önce görmüş olanlar, HIV/AIDS-Hepatit gibi çeşitli rahatsızlık geçirenler, işleme başvurmadan önceki 3 ay içinde ameliyat geçirmiş olanlar, ciltleri herhangi reaksiyona aşırı karşılık verenler de radyofrekans uygulamasını yaptıramazlar. Vücudunda herhangi bir metal protez taşıyan kişi için de bu tedavi tavsiye edilmemektedir. Nitekim radyofrekans uygulamasını yaptırmadan önce, bir doktoradan onay almak da şarttır.

Radyofrekans Uygulamasının Etkileri Nelerdir?

Radyofrekans uygulaması, zedelenmiş dokuların onarılması hususunda bire birdir. Ayrıca, yaşlanmayla beraber gelişen kolajen kaybının da önüne geçilmesi düzeyinde, bu uygulama çok rağbet görmektedir. Fibroplast denilen cilt hücrelerinin yenilenmesinde bu yönteme sıklıkla başvurulur. Bununla birlikte, kolajenleri de etkileyen elastinin de arttırılmasıyla, cilde esneklik kazandırılmaktadır.

Özellikle, 30 yaş sonrasında ciltte yaşanan olumsuz gelişmelerin önlenmesinde de etkili olan radyofrekans uygulaması, kişilere büyük bir özgüven sağlar. Radyofrekans öncesi ve sonrası olarak da isimlendirilen bu iki dönem üstünden, kendinize baktığınızda da farkı hemen hissetmeniz olasıdır. Sihirli dokunuş ismiyle de bilinen radyofrekans, ameliyata gerek olmaksızın yüzünüzü kolaylıkla gerdirmenizi de sağlayacaktır. Nitekim bıçak altına yatmaksızın elde edilen geri dönüş sayesinde, cildinizde gelişen ışıltıyı da görebilmeniz mümkün olacaktır. ‘Anti aging’ etkisiyle de hareket edilen radyofrekans uygulaması, termostimülasyon tekniğinin de kullanılmasıyla birlikte, cildinizde bir bebeksiliğin ve ipeksiliğin oluşmasına yol açacaktır.

Ayrıntılı Bilgi: 05330533340

Tüm Sorularınız ve Ücretsiz Muayene için E-mail Adresimiz : info@stsestetik.com

Medikal Estetik ve Estetik Hakkında Merak Ettiğiniz Tüm Soruları Bize Yazın ; https://www.stsestetik.com/soru-cevap

About the Author

Dr. Sami Tan Sarıgül

STS Estetik- Estetik ve Güzellik Merkezi kurucusu ve sahibi olan Dr. Sami Tan Sarıgül Klinik çalışmalarını Türkiye ve uluslararası ülkelerde gerçekleştirmektedir.

View All Articles